Ne Yediğinizin Farkında mısınız?

Gıda katkıları uzun yıllardır çoğu hazır gıdaların içinde bulunmaktadır. Örneğin, kimisinin görevi gıdanın tadını yoğunlaştırmak, diğerlerinki ise ürünün raf ömrünü uzatmaktır. Aralarında bir de gıda boyaları vardır. Tüm gıda katkılarının kodları listelenmiştir. Bunlar, her gıda katkı maddesine Avrupa Birliği tarafından verilen özel tanıma kodlarıdır ve EC kodu olarak da bilinmektedir.


Gıda katkı maddelerinden istenilen özellikler nelerdir?

Gıdaya katılacak katkı maddesi insan sağlığı açısından güvenli olmalı, ancak izin verilen gıdalara ve izin verildiği miktarda katılmalıdır. Katkı maddesi gıdanın bir bileşeninin etkisini azaltmamalı, bir bileşen ile reaksiyona girip yeni ürünler meydana getirmemeli, bir ürünü olduğundan daha taze ve daha üstün göstermemelidir.

Resmi açıklama bu şekilde olsa da, tespit edilen zararları nedeniyle bazı ülkeler, gıda katkı maddeleri kullanımlarında kısıtlama getirmiş veya kullanımlarını tamamen yasaklamıştır.


Türkiye’de yasak gıda katkı maddeleri nelerdir?

Türkiye’de kullanımı resmen yasaklanmış gıda katkı maddesi yoktur!

Gıda katkılarının bazıları gerçekten masum ve doğal kaynaklıdırlar.
Örneğin,

E100 Curcumin portakal sarısı. Curcuma (turmeric) bitkisinin köklerinden elde edilir, suni olarak da üretilir. Peynir, margarin ve fırın tatlılarında kullanılır. Ayrıca zararsız olduğu bilinen E160(a) Carotene, alpha-, beta-, gamma- portakal sarısı renk. İnsan vücudu onu karaciğerde A vitaminine dönüştürür. Havuçta, turunçgillerde ve sebzelerde bulunur.

Peki, E- Serisi olarak adlandırılan zararlı katkı maddelerinden örnek vermek mümkün müdür?  İnsan sağlığı açısından güvenli olması şart koşulan gıda katkılarını inceleyince bakın nelerle karşılaşabilirsiniz:

E132 Indigotine, Indigo carmine, sentetik kömür katranı türevi. Yaygın olarak tablet ve kapsüllere eklenir. Ayrıca dondurma, tatlı, fırınlı mamuller, şekerleme ve bisküvilerde kullanılır. Bulantı, kusma, yüksek tansiyon, deri döküntüsü, solunum sorunları ve diğer alerjik reaksiyonlara neden olur. Norveç’te kullanımı yasak.

E155 Brown HT (Chocolate) kahve renk. Kömür katranı. Çikolatalı kekte kullanılır. Astımlılar ve aspirin alerjisi olanlarda kötü reaksiyonlar yapabilir. Deri duyarlılığına neden olduğu bilinir. Danimarka, Belçika, Fransa, Almanya, İsviçre, İsveç, Avusturya, Amerika ve Norveç’te kullanımı yasak.

E211 Sodium benzoate antiseptik, düşük kalitede gıda koruyucu ve tat değiştirici. portakal sularında yüksek miktarda bulunur (250ml’de 25mg), süt ve et ürünleri, çeşniler, fırınlı mamuller ve şaplı sekerlerde, ağız yoluyla alınan bir çok ilaçta (Actifed, Phenergan and Tylenol gibi) kullanılır. Kurdeşene neden olduğu ve astımı ağırlaştırdığı bilinir.

E250 Sodium nitrite, hiperaktivite ve diğer yan etkilere neden olabilir, potansiyel kanserojendir, nitrosamine’i oluşturmak için midede kimyasallarla birleşebilir. Bir çok ülkede sınırlandırılmıştır.

E320 Butylated hydroxy-anisole (BHA) petrol kökenli. Oksidasyon yüzünden bozulmayı geciktirir. Yenilebilen yağlarda, çiklet, margarin, fındık, patates ürünleri ve polietilen gıda ambalajlarında kullanılır, bebek mamalarında izin verilmemiştir, bazılarında alerjik reaksiyon yapabilir, hiper aktiviteye, kanserojen, estrojen etkiler ve diğer olumsuzluklara sebep olabilir. Yüksek dozlar laboratuar hayvanlarında tümöre neden olmuştur ve 1958’de Japonya’da kullanımı yasaklanmıştır. Uzmanlar İngiltere’de de yasaklanmasını istediler, fakat endüstrinin baskısı nedeniyle yasaklanamadı. McDonald’s 1986’da Amerika’daki ürünlerinden bu maddeyi çıkardı.

E421 Mannitol ,suni tatlandırıcı ve nem tutucu. Yosun veya mannaash ağacından elde edilir. Alerjen olabilir, bulantı ve kusmaya yol açabilir, diyare ve böbrek yetmezliğine neden olduğu için bebek gıdalarında izin verilmemiştir. Tipik ürünler düşük kalorili gıdalardır.

Ve,

E120 Cochineal, Carminic acid, Carmines kırmızı renk böceklerden elde edilir.

Araştırmalarıma göre, gerçekten Carminic asid kaktüsleri mesken edinmiş bir böcek türünden elde edilir. Karmin böceği, kaktüs bitkisine kene gibi yapışarak hayatını sürdürür. Meksika’da bu iş için özel Karmin tarlaları kurulur, böcek ve larvaları üreticilerce toplanarak gıdalarımıza katılmak üzere toplanır. Gıda endüstrisinin kırmızı renklendirici olarak kullandığı bu böceğin kanı, bedeni ve larvaları saf renklendirici (E120i) ve ham ekstrakt (E120ii) şeklinde pazarlanmaktadır.

Karminik Asit’in üretimi sırasında, böcekler, kurutulduktan sonra iki şekilde öldürülür; sıcak suya daldırılarak yahut buhara maruz bırakılarak.

Üretimdeki metot farklılıkları veya böceğin farklı türleri, kırmızı, mor ve pembe renk tonlarının oluşmasına neden olur. Bir kilo boya elde etmek için, 150-160 bin böcek gerekir.

Karminik Asit adlı katkı maddesi; gıda, ilaç, tekstil ve boya sanayi gibi birçok endüstride kullanılır. Dondurma, sakız, süt ürünleri, pasta ve kekler, şekerler, jelatinli tatlılar, çikolatalar, soslar, salam ve sosisler, reçel ve marmelatlar, kola ve gazozlar, vişne suyu gibi çok sayıda yiyecek ve içeceğin yanı sıra;  duvar boyalarında ve halılarda, cilt bakım ürünlerinde, ruj, pudra ve allıklarda, merhemler ve kozmetik ürünleri ile deterjanlarda da bu katkı maddesi karşımıza çıkabilmektedir.

Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi FDA, hemen her türlü katkı maddesini güvenli bulduğu gibi Karmin’i de güvenli bulmaktadır. AB örgütü olan EFSA ise Karmin’e karşı alerjik reaksiyonlarda artış olduğunu duyurmuştur. İngiliz Gıda Standartları Ajansı FSA (Foods Standard Agency); astım ve alerjik reaksiyonlara neden olduğunu, bazı insanlarda da alerjik reaksiyonların en şiddetlisi olan ‘anafilaktik şok’a yol açtığını rapor etmektedir.

Corinne Geuget, Additifs Alimentaires adlı eserinde, Karmin’in neden olduğu riskleri şu şekilde sıralar: “Hiperaktivite, astım, egzama ve uykusuzluğa neden olduğu kanıtlanmıştır. Karsinojenik (yani kanser gelişmesine yol açma) ve mutajenik (mutasyona neden olma veyahut da insan bedeninde biyolojik değişim)e neden olabilir. Üreme sistemi ve metabolizma üzerindeki uzun vadeli yan etkileri konusunda henüz bir araştırma yapılmamıştır.”

Resmî Gazete, Sayı : 28693 de  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından yayınlanan ,

Türk Gıda Kodeksi  Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’nin amacı, ‘‘tüketici ve insan sağlığını, tüketici haklarını, gıda satışında adaletin sağlanmasını ve uygun durumlarda çevrenin korunmasını da göz önünde bulundurmak’’ olduğu yazmaktadır.

Zararları kanıtlanmış bazı gıda katkılarının hala piyasaya sürülmesini izin veren kuruluşlara ve bu ürünleri besinlerimize katmalarına göz yummamıza artık bir çözüm bulunması gerekmez mi?

Bilhassa çocuklar için reklamlar sayesinde cazip ürün pazarları oluşturulmakta ve zararları bilindiği halde tüketiciye sadece gıda katkılarının ambalajlarda belirtilen E Seri Kodu Numarası açıklanmaktadır. Çoğu tüketici bu kodların açıklamasını ve hangi istenmeyen etkilere yol açabileceklerini bilmemektedirler.

Masum bir kod numarası gibi görünen E Seri numaralarının iptali, maddenin gerçek ismi ve neden üretildiği ambalajlarda herkesin anlayacağı şekilde ifade edilse acaba bazı ürünler satılmaz diye bir endişe mi bulunmaktadır?  Tüketiciler zararlı gıda katkıları ilave edilmiş ürünleri tüketmeyerek besin sanayisini  katkısız veya zararsız katkılı ürünleri piyasaya sürmekte teşvik edebilir mi?

Aslında, kötünün yerini iyiyle değiştirmek mümkün. Örneğin, böcekten elde edilen renk pingmentinin en iyi ve en sağlıklı alternatifi; üzüm kabuğu.

Biz doktorlara yaşam koçluğu adı altında epey görev düşmekte. Hastalarımızın bu gibi konularda duyarlılığını arttırmak bence biz hekimlerin asli görevlerinden biri olmalı.

 

Kaynaklar:

  • Resmî Gazete, 30 Haziran 2013, Sayı : 28693 TÜRK GIDA KODEKSİ GIDA KATKI MADDELERİ YÖNETMELİĞİ
  • http://www.vankim.com/bilgi-bankasi/gida-katki-maddeleri/e-kodlari
  • http://en.wikipedia.org/wiki/Carmine
  • Amy Butler Greenfield, A Perfect Red: Empire, Espionage, and the Quest for the Color of Desire , New York: Harper Collins Press, 2005.
  • Hendry, G.A.F and Houghton, J. D. : Natural food colorants . Glasgow, Blackie, 1992.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.